Bir günde Brugge Gezisi

IMAG2020

 

Bir günde Brugge Gezisi

24 Ocak 2017 Perşembe günü Belçika’nın başkenti Brüksel’deki St. Gilles Bölgesi’nde yer alan kalmakta olduğumuz Neufchatel Otel’den 5 dakika yürüme mesafesindeki Janson tramvay durağına ulaştık. Bilet makinelerinden alınan biletin ücreti tek yön için 2.10 Euro iken tramvay içinden alınırsa 2.50 Euro oluyor. Bilet makinesi arızalı olduğundan biz tramvay içinden bilet almayı tercih ettik. 5 durak sonra Midi Tren İstasyonu’na ulaştık. Bu istasyondan her yere ulaşımı sağlamışlar. Hızlı trenler ile Paris, Amsterdam ve Roterdam’a, iç hatlar ile Belçika’nın diğer şehirlerine, şehir içinde ise metro ve tramvaylara… Biz dün Thalys Hızlı Treni ile 1 saat 20 dakikada Paris’e günübirlik olarak gidip gelmiştik. Bugün ise Brugge’e gitme planı yapmıştık. Belçika kantonlardan yani eyaletlerden oluştuğundan eyalet dışına çıkarken diabolo vergisi ödeniyor. Gidiş ücreti vergi dahil kişi başı 15.20 Euro. Yolculuk 1 saat 15 dakika kadar sürüyor. Tren, Thalys Hızlı Treni kadar olmasa da oldukça konforlu.. Önce büyük yerleşim yeri Gent’ten geçiliyor. Evler masalsı görünümlere sahip. Hiç güneş görmediğimiz 5 gün boyunca, Gent çevresindeki evlerin çatılarında güneşten elektrik enerjisi üreten panelleri görmek beni çok üzdü. Güzelim ülkemiz güneşsiz gün görmezken bizim ülkemizde neden böyle uygulamalar ve enerji üretimi yok diye…

Neyse yolculuğumuz güzel geçti ve Brugge’e ulaştık. Hemen dönüş tren saatlerini belirledik. Saat 16.57. Yaklaşık 5 saat kadar zaman bize yeter, çünkü küçük bir şehir diye düşünmüştük… Ama yanılmışız…

IMAG1604

Evet bu şehir Reie nehrinin oluşturduğu kanalların arasına Ortaçağ’da kurulmuş. Yanlış duymadınız, Ortaçağ’da.. İkinci Dünya Savaşı’nda hiç bir bomba atılmamış olan şehir orijinal hali korunmuş olarak günümüze kadar gelmiş.

IMAG1606

Öncelikle herkes gibi biz de Oostmeers Straat üzerinden ilerleyerek Church of Our Lady Kilisesi’ne ulaştık. 14.yy da yapılmış, 122 m. yükseklikteki dünyanın 2. yüksek yığma tuğla kilise kulesi olması ile ünlü olan kilisede ayrıca diğer önemli bir şey ise  Michelangeli di Lodovico Buonarroti Simoni (Bizim bildiğimiz adıyla ünlü heykeltraş Michelangelo) tarafından 1504 yılında yapılmış olan Madonna ve Çocuğu’nun heykeli imiş. Bu eser ünlü heykeltraşın İtalya dışındaki tek eseri olmakla da ünlüymüş. İki kez çalınmış. Biri Napolyon Bonepart diğeri ise Hitler zamanında imiş. Amerikalılar tarafından ait olduğu yere geri getirilmiş. Onun için ayrıca 4 Euro bilet almak gerekiyor. 16 yaş altındakilere 3 Euro.  Kilisenin içinde gezdik gerçekten çok etkileyici bir yerdi.

IMAG1698

 

 

 

 

 

 

IMAG1696

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Daha sonra Simon Stevinplein Meydanı’na kadar sağlı sollu çok sayıda enfes kokular yayan farklı marka ve şekillerde vitrinlere kuyumcu edasıyla yerleştirilmiş olan çikolata dükkanlarının birinden çıkıp diğerine girerek yürüdük. Bu yol üzerinde Brugge’ün diğer bir simgesi olan dantel dükkanlarına rastladık…

IMAG1650

 

 

IMAG1668

 

 

IMAG1710

 

 

IMAG1702

 

IMAG1703

 

IMAG1708

 

Sonunda meydanla birlikte Pizza Hut bulduk ve içeri girdik. Hem dışarısı çok soğuk hem de bildik bir şeyler yeme arzusunda idik. Ben bir sebze çorbası içtim, eşim Garden Lovers pizza oğlum ise tagiatelli makarna yediler. Fiyatlar çorba 4, kola 2.50, Garden Lovers Pizza 9, tagiatelli makarna 9.50, kriek (kirazlı) bira 3.30 Euro. Garsonlar güler yüzlü ve sevimlilerdi. İyice ısındık.

 

IMAG1744

 

IMAG1734

 

IMAG1742
Şimdi hedef Büyük Meydan veya Markt Meydanı. Burada da büyükçe bir meydanın yanında kilise ve evlerden oluşan çok etkileyici binalar var. En önemlisi Belfort Kilisesi ile Saat ve Çan Kulesi. 366 basamakla kuleye çıkılabiliyor. 47 tane çan bulunan kule döneminde aktif olarak kullanıldığından şehrin simgesi durumuna gelmiş. Hemen karşısında Amsterdam evlerine benzer evler yan yana dizilmişler. Çok sayıda cafelerin olduğu bu meydandan faytonlar ile şehir turu yapılabileceği gibi otobüslerle de gezilebilir. Ancak hava çok soğuk ve kimse bunu tercih etmiyor.. Bu arada kanal tekne turları da çok tercih edilen turistik bir etkinlik olmasına rağmen kanallar da buz tutmuş olduğundan tekneler kenarlara bağlanmış.

IMAG1784

 

IMAG1827
IMAG1834

Büyük Meydan’dan Vlamingstaat caddesi yönünde ilerleyerek meşhur ressam Jan Van Eyck Meydanı’na vardık. 1430 yıllarında Brugge’de yaşamış olan ressamın günümüze 9 eseri gelebilmiştir. Yağlıboyayı en iyi kullanan ilk ressam olarak tarih sayfalarında yerini almıştır.

IMAG1879

Yine geliş yolumuza girip dönüşe başladık. Büyük Meydan’dan sonra Simon Stevinplein üzerinden hediyelik çikolatalarımızı alıp bu kez Begijnhof Manastır bölgesi ve Minnewater Parkı’nda yürüyüş yaptık. Begijnhof Manastırları Amsterdam’da da varmış. Haçlı Seferlerinde kocaları ölen kadınlar ve dindar kadınların kaldığı manastırlarmış. 1500 lü yıllardan beri süre gelen bir yaşam biçimi imiş. 1927 tarihinden itibaren ise Benedict Rahibeleri’nin Manastırı olarak kullanılıyormuş. Çok huzurlu bir yer. Ancak fotoğraf çekmek yasak. Bilginiz olsun.

IMAG1621

 

IMAG1614

 

IMAG1623

 

 

IMAG1984

 

Minnewater Parkı’nda ise yansıma fotoğrafları çekmek mümkün.. Çok güzel bir yer doğrusu Brugges.

IMAG2011

 

IMAG1960

 

 

IMAG19410

16.57 trenine yetiştik. 1 saat 15 dakika sonra Brüksel’deydik.

Hoşçakalın..

 

 

0 Comments

Add Yours →

Bir cevap yazın